Etik Liderlik ve Güven Kültürünün Oluşmasında Liderin Rolü

Etik Liderlik ve Güven Kültürünün Oluşmasında Liderin Rolü

Günümüz karmaşık ve rekabetçi iş dünyasında, kurumların sürdürülebilir başarısı yalnızca finansal performansla değil; aynı zamanda etik değerlere, adalet anlayışına ve güven temelli ilişkilerin gücüne bağlıdır.

Etik liderlik sadece ahlaki bir yeterlilik değildir, aynı zamannda kurumsal sürdürülebilirlik ve çalışan bağlılığı için stratejik bir unsurdur. Güven kültürünün oluşmasında ve sürdürülebilir bir kurumsal yapının inşasında belirleyici bir rol oynamaktadır. Bu çalışmanın amacı, etik liderliğin güven kültürünün oluşumundaki belirleyici rolünü incelemektir. Etik liderlik, liderin davranışlarını dürüstlük, adalet, sorumluluk ve şeffaflık gibi etik ilkeler doğrultusunda yönlendirmesini ifade eder. Güven kültürü ise çalışanların birbirlerine ve yönetime duydukları inançtan doğan, örgütün tüm süreçlerine yansıyan bir değer sistemidir. Bu makalede, etik liderliğin tanımı, özellikleri ve güven kültürüne etkileri ele alınmıştır. Bulgular, etik liderlerin örgütsel güvenin temel kaynağı olduğunu ve uzun vadede kurumun bütünlüğünü, verimliliğini ve itibarını güçlendirdiğini göstermektedir.

Küreselleşen dünyada kurumlar yalnızca ekonomik kazançlarıyla değil, aynı zamanda etik değerleriyle de değerlendirilir hale gelmiştir. Çalışanların kurumlarına duyduğu güven, verimlilik, bağlılık ve yaratıcılığın temelini oluşturur. Bu güveni inşa eden en önemli faktör ise liderlik anlayışıdır. Etik liderlik, sadece hedeflere ulaşmayı değil, aynı zamanda bu hedeflere ahlaki ilkelerden sapmadan ulaşmayı amaçlar. Etik liderin tutumu, çalışanların davranışlarını ve kurum kültürünü şekillendirir. Bu nedenle etik liderlik, güven kültürünün oluşumunda kritik bir role sahiptir.

 Etik Liderliğin Kavramsal Çerçevesi

Etik liderlik, liderin karar ve davranışlarını evrensel ahlaki ilkeler doğrultusunda yönetmesidir.

Dünyada etik liderlik kavramı, birçok araştırmacı tarafından farklı biçimlerde tanımlanmıştır.

Etik liderlik kavramını bilimsel olarak tanımlayan ve ölçülebilir hale getiren ilk kişi olan Micheal E. Brown etik liderliği şöyle tanımlamaktadır: “Etik liderlik, kişisel davranış ve kişiler arası ilişkilerde normatif olarak uygun davranış sergilemek ve bu davranışları iki yönlü iletişim, güçlendirme ve karar verme yoluyla takipçilerine teşvik etmektir.” (Brown, Trevino & Harrison, 2005)

Brown (2005) doktora tezinde etik liderlik kavramını ilk kez ortaya koymuş, ardından Linda K.Trevino ve David A.Harrison ile birlikte yazdığı 2005 makalesinde kendi geliştirdiği etik liderlik tanımını ortak makaleye taşımıştır. Bu tanım Brown’ın literatürdeki imzası olarak kabul edilmektedir.

Etik Liderlik ve Güven Kültürünün Oluşmasında Liderin Rolü

Brown’a göre etik liderlik, yalnızca ahlaken iyi niyet değildir; belirli normlara,değerlere uygun hareket etmeyi içerir. Liderliğin davranış merkezli olduğunu, liderin nasıl biri olduğunu değil nasıl davrandığını gösterdiğini ifade eder.

Bir başka tanım ise; 20. yüzyılın en etkili psikologlarından biri olarak kabul edilen Albert Bandura (Social Foundations of Thought and Action) kitabında, sosyal öğrenme teorisine destekler nitelikte;  “İnsanlar davranışları ve bu davranışların sonuçlarını gözlemleyerek öğrenir”, “Bireyler, önemli gördükleri modellerin davranışlarını benimser ve taklit eder.”, “Ahlaki davranışlar sosyal süreçler yoluyla öğrenilir.” şeklinde ifadelerde bulunması etik lider araştırmacılarının Bandura’nın sosyal öğrenme teorisine dayanılarak Etik Lider anlayışına getirmiş olduğu yeni bir yorumdur: “Etik lider çalışanlar için bir rol modeldir. Takipçiler liderin davranışlarını gözlemleyerek doğru davranış biçimlerini öğrenirler.”

En çok kabul gören tanımlardan biri: “Etik liderliğin, liderin kişisel eylemleri ve ilişkileri ile ahlaki davranış göstermesi ve çalışanları bu tür davranışlara yönlendirmesi olarak tanımlanır.”

Etik Liderin Temel Özellikleri

Etik liderliğin özünü oluşturan bazı temel ilkeler şunlardır:

Dürüstlük: Liderin sözleri ile eylemleri arasında tam uyum bulunur. Verdiği kararlarda dürüstlikten ödün vermez.

Saygılı iletişim: Lider, yargılayıcı olmayan, nezaket içeren ve eşitlikçi bir iletişim tarzı kullanır.

Adalet: Kararlarda tarafsızlık, fırsat eşitliği ve hakkaniyet gözetilir.Kayırmacılıktan, ayrımcılıktan ve kişisel çıkarlardan uzak durur.

Rol model olma: Lider, davranışları ile rol model olur, Etik Liderin tutumu tüm çalışanlara yayılır. Etik kültür davranışla aktarılır.

Sorumluluk: Lider, kararlarının hem bireysel hem toplumsal sonuçlarını üstlenir. Şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim kurum itibarını artırır.

Empati: Çalışanların duygularını anlamak ve saygı göstermek temel bir tutumdur.

Şeffaflık: Bilgilerin gizlenmediği, iki yönlü iletişimin desteklendiği bir tutumdur.

Güven Kültürünün Oluşumu

Güven, örgüt içi ilişkilerin en güçlü bağlayıcısıdır. Güven kültürü, bireylerin birbirine, liderlerine ve kuruma duydukları inançtan doğar. Bu kültür; adalet, açıklık, dürüstlük ve tutarlılık üzerine inşa edilir. Etik liderlik, güven kültürünün hem başlatıcısı hem de sürdürücüsüdür.

Lider sözünü tutan, kararlarında tutarlı, şeffaf, çıkar çatışmalarından uzak, adil ve hesap verebilir bir lider ise örgüt içi ilişkiler güven zemini üzerine kurulur ve bu davranışlar çalışanlar tarafından gözlemlenir ve taklit edilen normlara dönüşür ve nihayetinde örgütte güven iklimi hakim olur.

Etik Liderlik, adalet, etik iklim, gücün kullanımı, çalışan davranışı, örgütsel davranış alanlarında uluslararası düzeyde tanınmış akademisyenlerden Dr. M. Mayer’in ve arkadaşlarının (2009) “Etik Liderlik ve Güven Kültürünün Oluşmasında Liderin Rolü” çalışması, etik liderliğin örgütte hiyerarşik olarak üst yönetimden orta kademe yöneticilere ve oradan da çalışanlara damla etkisi ile yayıldığını göstermektedir. Mayer ve arkadaşları, “Yöneticiler üst yöneticilerin etik davranışlarını gözlemleyerek benimser ve kendi ekiplerine yansıtır.” der.

Ayrıca Mayer, etik liderlik araştırmalarına davranışsal ve psikolojik bir yaklaşım getiren akademisyenlerdendir.

Dünyada Etik liderlik alanının kurucularından kabul edilen J. B. Ciulla, (Trust and the Future of Leadership, 2002) başlıklı makalesinde, “Liderlerin bilgili olması gerekecek ama aynı zamanda  öz disiplin, ahlaki hayal gücü, dürüstlük ve doğruluk geçmişine sahip olmaları gerekecektir. Hızla değişen ve çeşitlilik gösteren dünyada, güven bulmak zor ve bazen oldukça kırılgandır, ancak bu nedenle bir liderin elde edebileceği ve bir takipçinin verebileceği en değerli metadır” der…

Makalenin Devamı için >>>

 

Makalenin Devamında;

  • Etik Liderin Güven Kültürü İnşasındaki Uygulamalı Rolleri

    • Değerlerin Kurumsallaştırılması
    • Katılımcı Yönetim
    • Etik Kod ve Politikalar
    • Eğitim ve Farkındalık
    • Geri Bildirim Mekanizmaları

Kaynakça

  • Brown, M. E., Trevino, L. K., & Harrison, D. A. (2005). Ethical leadership: A social learning perspective for construct development and testing. Organizational Behavior and Human Decision Processes
  • Albert Bandura, Social Foundations of Thought and Action
  • Mayer, D. M., Kuenzi, M., Greenbaum, R., Bardes, M., & Salvador, R. (2009). How low does ethical leadership flow? Test of a trickle-down model. Organizational Behavior and Human Decision Processes
  • Ciulla, J. B. (2002). (In Ethics, the Heart of Leadership), 2.baskı, 350

Yazı: Alime Uyan, IGA Airport

2. 

Kaynak: INmagazine 41. Sayı

Diğer Sayıları İçin: INmagazine


Not:
Makalelerdeki Görüş ve Yorumlar Yazar veya Yazarlara Ait Olup, Etik ve İtibar Derneği’nin Konu ile İlgili Düşüncelerini Yansıtmamaktadır.