Avrupa Konseyi Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubunun (GRECO) 28 Eylül 2026’da yayımladığı Türkiye raporu özetleri, yolsuzluğun önlenmesine yönelik tavsiyelerin uygulanmasında gelinen aşamayı ortaya koyuyor. Milletvekilleri, hâkimler ve savcıları ele alan Dördüncü Tur ile merkezi yönetimdeki üst düzey görevliler ve kolluk teşkilatlarını kapsayan Beşinci Tur, farklı kurumsal alanları değerlendiriyor. Birlikte okunduğunda bu iki belge, kaydedilen ilerlemeleri ve çalışmaların sürdürülmesi gereken başlıkları gösterirken etik ve uyum uygulamaları için de üzerinde düşünülmesi gereken bir gündem sunuyor.
1999 yılında kurulan GRECO, üye devletlerin Avrupa Konseyinin yolsuzlukla mücadele standartlarına uyumunu karşılıklı değerlendirme yoluyla izliyor. Belirli temalar etrafında yürüttüğü değerlendirmelerde tavsiyeler geliştiriyor; ardından ülkelerin bu tavsiyeler doğrultusunda aldıkları önlemleri inceliyor. Böylece mevzuatın, kurumların ve uygulamaların geliştirilmesine katkıda bulunmayı amaçlıyor. Raporlardaki tavsiye sayıları ve uygulanma durumları, incelenen alanlara ilişkin bilgi veriyor; ülkelerin genel yolsuzluk düzeylerini ölçen bir sıralama olarak okunmamalı.
Dördüncü Tur Altıncı Ara Uyum Raporu’nun özetine göre Türkiye, 22 tavsiyenin altısını tatmin edici biçimde yerine getirmiş veya ele almış durumda. Dokuz tavsiye kısmen uygulanmış, yedi tavsiye ise uygulanmamış. Hâkimler ve savcılar bakımından üç ilave tavsiyenin karşılanması, bu dönemdeki ilerlemenin önemli bir unsurunu oluşturuyor.
Ekim 2025’te kabul edilen Yargı Etiği Bildirgesi Rehberi, hâkimler ve savcılar için mesleklerine özgü örneklerle yol gösteriyor. Mesleğe hazırlık ve hizmet içi eğitimlerde yargı etiği ile yolsuzlukla mücadele konularına yer verilmesi, etik ihlallere ilişkin kararların mesleki değerlendirmelerde dikkate alınması da raporda kaydedilen gelişmeler arasında. Yargı bağımsızlığı ve görev güvencesinin güçlendirilmesi ise takip edilen başlıklar arasında bulunuyor.
Milletvekillerine ilişkin yedi tavsiyenin hiçbiri tamamen uygulanmış değil. GRECO; davranış kurallarının oluşturulması, uygulamaya dönük eğitimlerin verilmesi, gizli danışmanlık mekanizmasının kurulması ve çıkar çatışmalarının olay bazında açıklanması gibi konulara dikkat çekiyor. Yasama sürecindeki istişarelerde etkili katılımın sağlanması ve mal bildirimlerinin düzenli doğrulanması da geliştirilmesi gereken alanlar arasında.
Bu tur bakımından Türkiye’nin uyum düzeyi artık “genel olarak tatmin edici olmayan” kategorisinde değerlendirilmiyor ve bu kategoriye ilişkin özel prosedürün uygulanmasına son veriliyor. Olağan uyum izleme süreci ise devam ediyor. Kalan tavsiyeler için alınan önlemlerin 31 Mart 2027’ye kadar GRECO’ya bildirilmesi isteniyor.
Beşinci Tur Uyum Raporu’nun özetinde, 32 tavsiyenin dördünün tatmin edici biçimde yerine getirildiği veya ele alındığı, yedisinin kısmen uygulandığı ve 21’inin uygulanmadığı belirtiliyor. Üst düzey yürütme görevleri bakımından yalnızca iki tavsiye kısmen uygulanmış. Bu alandaki gündem; göreve özgü davranış kuralları, atama öncesi dürüstlük kontrolleri, çıkar çatışması bildirimleri, hediye kabulü ve görev sonrası faaliyetlere ilişkin kısıtlamalar gibi önleyici mekanizmaları kapsıyor.
Polis ve Jandarma bakımından tavsiyelerin yarısı kısmen veya tamamen uygulanmış. Dürüstlük ve tarafsızlık eğitimleri, bağışların kurallara bağlanıp yayımlanması ve yolsuzluk risk analizinin hazırlanması, raporda yer verilen gelişmeler arasında. Kolluk Gözetim Komisyonunun yıllık faaliyet raporlarında personel hakkında başlatılan işlemlere ilişkin istatistiklerin bulunması da kaydediliyor.
Kolluğa özgü etik kuralların kabul edilmesi, personele gizli danışmanlık sunulması, üst düzey atama ve terfilerde şeffaflık, bağımsız şikâyet mekanizması ve ihbarcıların korunması ise çalışmaların sürdürülmesi gereken konular arasında. Bu turdaki kalan tavsiyelere ilişkin ek bilgilerin 30 Eylül 2027’ye kadar sunulması bekleniyor.
Raporların değerlendirme alanı kamu kurumları olsa da ortaya çıkan başlıklar, özel sektördeki etik ve uyum profesyonellerinin de yakından tanıdığı konular. Göreve uygun davranış kuralları, çıkar çatışmalarının açıklanması, hediye politikaları, güvenilir bildirim kanalları ve düzenli eğitimler, farklı kurumlarda benzer uygulama sorularını gündeme getiriyor.
Örneğin bir çalışan, aldığı hediyeyi hangi koşullarda bildireceğini veya kişisel ilişkisinin kararını etkileyebileceği bir durumda kime danışacağını açıkça bilmelidir. Etik rehberlerde somut örneklere yer verilmesi bu ihtiyaca cevap verebilir. Bildirim mekanizmalarında ise gizliliğin nasıl sağlandığı, bildirimin kim tarafından incelendiği ve bildirimde bulunan kişinin nasıl korunduğu, sistemin kullanılabilirliği açısından belirleyicidir. GRECO’nun ele aldığı önleyici mekanizmalar, kurumların kendi uygulamalarını bu sorular üzerinden değerlendirmesine imkân veriyor.
Özetlerin yayımlanması, GRECO’nun Mart 2026’da aldığı genel bir karara dayanıyor. İlgili ülke tam raporun yayımlanmasına daha önce izin vermemişse, kabul tarihinden itibaren altı ay içinde raporun özeti kamuya açılıyor. Türkiye’ye ilişkin iki tam raporun yayımlanmasına henüz izin verilmediği için mevcut değerlendirme özetlerle sınırlı durumdalar.
TEİD olarak, etik ve uyum alanındaki uluslararası gelişmeleri takip ediyor; GRECO’nun yayımladığı bu özetleri, konuya ilgi duyan tüm paydaşlar için bir bilgi kaynağı olarak paylaşıyoruz: https://www.coe.int/en/web/greco/-/greco-publishes-summaries-of-reports-on-denmark-hungary-t%C3%BCrkiye-and-ukraine
Yazı: Ali Cem Gülmen, Etik ve İtibar Derneği (TEİD) Araştırma ve Yayın Direktörü
Not: Makalelerdeki Görüş ve Yorumlar Yazar veya Yazarlara Ait Olup, Etik ve İtibar Derneği’nin Konu ile İlgili Düşüncelerini Yansıtmamaktadır.






